Dosyaları depola,senkron et,paylaş

Dropbox web tabanlı bir dosya depolama, senkronizasyon ve paylaşma servisi.  Hemen hemen hepimizin büyük bir derdidir evdeki ve işyerindeki bilgisayarlar arasında bir döküman uyumu sağlamak. Bir zamanlar windows'ta briefcase ile sağlanmaya çalışılan bu önemli ihtiyaç daha sonra bir çok yazılımın da hedefi olmuştu. Bir süredir herşey gibi bu ihtiyaç ta webe kayıyor ve bir çok servis bu alanda birer birer piyasa da yerini alıyor. Dropbox 2006 yılında Drew Houston tarafından tasarlandı. Ekibe daha sonra Arash Ferdowsi de kurucu olarak katıldı. Y combinator desteği ile başlayan dropbox 1.5 milyon dolarlık ta yatırım aşmış bir proje şu ana kadar. 11 martta özel beta ve 11 eylülde de beta yayınına geçti. Ağustos ayı itibarı ile günlük 80bine yakın ziyaretcisi var ve techcrunch 50 konferansında yeralmaları ve artık beta yayınla birlikte bu rakamın da yükseleceği ve dropbox'ın popüler olacağı muhakkak. techcrunch sunumlarını da aşağıdaki linkten seyredebilirsiniz: http://tinyurl.com/webikidropbox [1] Dropbox'ın dikkat çekici özellikleri var tabi: - Ücretsiz 2 GB alan - sınırsız sayıda bilgisayarı hesabımıza bağlayabilme - bilgisayarlar arasında tam otomatik senkronizasyon - istediğimiz dizini paylaşıma açabilme, davetiye göndererek başka dropbox kullanıcılarına çağırabilme - dosyalardaki değişiklikleri, komple dosyayı yeniden webdeki hesabımıza yüklemeyip, sadece değişen kısmını yükleme ve böylece dosya üzerinde sürümler oluşturma - bir dosyanın eski sürümlerine zahmetsiz ulaşma - silinen dosyaları kurtarabilme - public dizini vasıtası ile zahmetsiz link bazlı paylaşım - resim yüklemelerinde otomatik olarak resim galerileri oluşturma Tabi basit bir usb bellek ile de dosyaları taşınabilir kılmak mümkün ama web tabanlı bu servisin hedefi ve amacı farklı.  Servisin çıkış noktası da, kurucusunun bir gün usb belleğini evde unutması imiş. Bir usb belleğin yapamayacağı otomatik senkronizasyon, paylaşım gibi imkanlar dropbox'ta fazlasıyla mevcut. Bu başarılı servis ilerde 2GB ücretsiz alanı yetersiz bulanlar için senelik 99 dolara 50 GB alan da sunacağını blogundan duyurdu. Tahmin ediyorum ilerde dropbox'ı daha çok duyacağız. [1] http://tinyurl.com/webikidropbox

Firefox için hızır gibi eklenti

Mozilla Labs ekibinden Aza Raskin [1]'in projesi olan ubiquity [2], web ile etkileşim için yeni ve güçlü bir yöntem sunan, deneysel bir firefox eklentisi. Kelime anlamı "aynı zamanda her yerde veya bir çok yerlerde mevcut olma" olan ubiquity, sanırım Türkçede en güzel "hızır gibi" ifadesi ile karşılık bulacaktır. Henüz prototip sürüm durumunda olan eklenti, final sürüme geçtiğinde çok daha geniş bir kitle tarafından kabul görecektir. Bu süreçte komut satırı arabirimine, tahminimce daha görsel bir arabirim de eklenecektir. ubiquity belirli komutlar vasıtası ile, sürekli yaptığımız işlerdeki hammaliye adımları devreden çıkarmayı hedefliyor. örneğin bir eposta yazarken bir adres tarifi için google mapsten harita almak işlemi gibi, veya bir kelime için wikipedia araştırması yapmak gibi veya bir web sayfasının çevirisini yaptırmak gibi. CTRL+Space tuş kombinasyonu ile ulaşılan arabirime, komutu ve parametresini yazdığımızda, daha önce belki 8-10 adımda yaptığımız bir işlemi, ubiquity sihirli bir değnek dokunmuşçasına büyük bir süratle gerçekleştiriyor. ubiquity, kullanıcıların kendi komutlarını da oluşturup paylaşmalarına izin veren bir topluluk mantığına da sahip. böylece örneğin türk servisleri de entegre etmek ve eklentinin kullanımını yerelleştirmek mümkün olacaktır. Yazılan komutlar, bir web sayfasına gömüldüğünde, o sayfayı ziyaret eden bir ubiquity kullanıcısına uyarı çıkıyor ve onayladığı anda da bu yeni komutlar ziyaretçinin kullandığı komutlar arasına ekleniyor. Geleceği parlak olan bu teknolojinin arkasında Mozilla'nın da olduğu düşünülürse, sonraki Firefox sürümlerde entegre geleceğini de tahmin etmek zor değil. [1] http://azarask.in/blog [2] http://labs.mozilla.com/2008/08/introducing-ubiquity/

Acıkan bünyelere web 2.0 desteği

Adını bir zamanların meşhur oyun makinesi kara kutu Atari'nin Packman yani Türkiye'de bilinen ismi ile dobişkodan alan site, beslenme ihtiyacımız için bize karşılıksız mekan ve öneriler sunan insanların toplandığı, şık bir topluluk sitesi. Trendlere uygun tasarımı, kolay kullanımı ve oluşturduğu kitle ile segmentinde önemli bir başarı örneği oluşturuyor dobisko.com. Reklam haricinde herhangi bir gelir modeli içermiyor. Bu açıdan da gönüllü işletilen bir site olması dolayısı ile desteği ve taktiri hak ediyor. (lütfen bu tarz projeleri reklamlarına tıklayarak desteklemeyi unutmayalım) Bir mekan rehberi olmayı hedefleyen sitede, mekanların adresleri, telefonları, resimleri, harita ve adres tarifleri ve tabi ki en önemlisi o mekanla ilgili üye görüşlerini bulabiliyoruz. Ana sayfanın sağ alt kısmındaki istatistiklerden öğrendiğimiz üzere, sitede 3357 mekan, 4456 yorum, 2937 üye, 25 lezzet avcısı, 5454 resim, 2347 etiket, 70 il , 426 ilçe, 533 harita ve 1838 oy var. Dobisko.com ile yemeksepeti.com'un birleşmesi ne güzel olurdu diye düşünmeden edemiyor insan. Süreç içinde bilinirliği arttıkça, çok önemli bir açığı kapatacağını düşünüyorum dobisko.com'un. http://www.dobisko.com [1] [1] http://www.dobisko.com

İnternetinizi Karartmayın, Kararttırmayın!

Hemen her gün yeni bir site kapatma - KARARTMA - haberi ile irkiliyoruz. Aslında yavaş yavaş alışmaya, alıştırılmaya da başladık bir anlamda. Bir şeyi 40 defa söylersen doğru olurmuş misali, youtube gibi sitelerin açık olmasına şaşar olduk artık. youtubevarmi.com gibi servisler bile açıldığına göre gidişat hiç te iyi sayılmaz. İşte bu gidişata internetin gücü ile dur demenin, en azından karanlığa bir mum yakmanın vakti gelmişti. İnternetin sessiz gücü bloglarda başlayan bir kıvılcım hızla yayılıyor. ElmaAltShift [1] isimli blogun sahibi Fırat Yıldız'ın çaktığı bu ilk kıvılcım, twitter ve friendfeed'in viral etkisi ile büyüyor. Destek veren sitelerin arka arkaya "kararmaları" ile umuyorum çok kısa süre içinde geleneksel medya da bu hareketin farkına varacaktır ve hep birlikte bu oluşumda yer almanın haklı gururunu yaşayacağız. Yapmanız gereken tek şey http://anafikir.com/sansur [2] adresine girmek ve buradaki yönergelerle sitenizi karartmak. Lütfen internetimize sahip çıkalım ve bu harekete destek verelim. [1] http://elmaaltshift.blogspot.com [2] http://anafikir.com/sansur

Web 2.0′ın yıldızı - twitter.com

Twitter'ı duymayan kaldı mı bilmiyorum ama webiki.tv' de twittera sürekli referans verdiğim için, twitter incelemesini de eklemek istedim. Kısaca twitter, 140 karakterle "ne yapıyorsun?" sorusuna cevaplarınızı, sizi takip edenlere iletebilmeniz için web ve sms tabanlı hizmet sunan bir servis. Twitter Mart 2006 yılında San Francisco orjinli, Obvious isimli bir startupda ar-ge projesi olarak başladı. Ekim 2006'da resmi olarak dünyaya açıldı ve Mart 2007'de de popüler oldu. Nisan 2007'de Jack Dorsey kuruculuğunda Twitter INC adı ile ayrı bir şirket haline geldi.   Artan kullanıcı sayısı ve ruby on rails'e yıkılan ölçekleme sorunları yüzünden, bugün ilk olma avantajını rakiplerine kaptırma riski taşıyan twitter, aldığı yatırımlarla birlikte umarım süreç içinde verdiği hizmetin kalitesini arttırır. Bir sürü soruna rağmen kullanıcıları yine de twitterı terketmiyor ve twitter özellikle Amerika ve Japonyada bir fenomen olmuş durumda. Henüz Türkiye'de genelde teknoloji geekleri arasında bilinen ve tabana inememiş bir servis.  Aynı facebook gibi, bir reklam bütçesi ile basını tetiklerlerse (yoksa siz o haberlerin bedava yapıldığını mı sanıyordunuz :) ) eminim Türkiye'de de yaygınlaşacaktır. Çünkü millet olarak sadece ne yaptığımızı anlatmak için bile cep telefonuna sarılan bir yapımız var. Bu da adaptasyon konusunda bir sıkıntı yaşanmayacağına işaret bence. Twitter'ın ana sayfasındaki kırmızı renkli "Watch a Video" linkine tıklarsanız açılacak pencerede, son derece keyifli bir tanıtım filmi izleyebilirsiniz (plain english serisinin neredeyse tüm videoları böyledir)  Türkçe çevirisi de mevcut. (altyazı ile) Yine aşağıdaki videolardan da faydalanabilirsiniz (ingilizce) Twitter CEOsu Jack Dorsey Twitter'ı anlatıyor. http://tinyurl.com/twitter-vimeo [1] Twitterı nasıl kullanıyorlar? http://tinyurl.com/twitter-nasil [2] [1] http://tinyurl.com/twitter-vimeo [2] http://tinyurl.com/twitter-nasil

Bilim-kurgu filmi gibi eklenti

Web 2.0'ı sadece web siteleri ile sınırlamak, bence bazı uygulamalara haksızlık olacaktır. Bunların belki de başında tarayıcı eklentileri geliyor. PicLens, Cooliris firması tarafından hazırlanmış, bedava bir görselleştirme eklentisi. Grafik ve videoları, tam ekran, 3 boyutlu duvar arabirimi ile gezmemizi ve görüntülememizi sağlıyor. Bu eklentiyi ilk kurduğumda aklıma bilimkurgu filmi "Minorty Report" (Azınlık Raporu) gelmişti. Arabirim olarak inanılmaz güzel ve kolay bir arabirim hazırlanmış. Eğer her gün yüzlerce resim veya video ile uğraşmanız gerekiyorsa, piclens'in hayatınıza getirdiği kolaylıktan vazgeçemeyeceksiniz.  Sadece firefox için çıkarılsaydı, eminim Internet Explorer'ın ciddi puan kaybına sebep olacaktı.   Tabi hemen hemen her tarayıcı için bu eklentiye ulaşmanız mümkün. Kısaca piclens, internet alışkanlıklarımıza önemli bir yenilik getiren harika bir eklenti. Youtube desteği ile birlikte Türkiye'den de önemli bir kullanıcı rakamına ulaşacağına eminim. (tabi youtube üzerindeki engelleme sorunları aşıldığında)

Tek noktadan durum takibi

Hemen her gün yeni bir sosyal ağ veya yeni bir mikro bloglama servisi ile tanışır olduk. web 2.0 denilince bu iki kategoriden başka birşey gelmez oldu internet girişimcilerinin aklına. O kadar çok servis yayına geçiyor ki, aktif olduğumuz servislerin sayısı bir elin parmaklarını aşmaya başladı. Hemen hemen tüm bu servislerde status yani durum bilgisi mevcut ve biz de "şu anda ne yapıyorsun?" sorusuna tek tek cevap vermekten yorulmaya başladık. Bu açığı gören italyan internet girişimcisi Buongiorno [1], 2007 yılından itibaren hellotxt.com [2]' u hayata geçirmiş durumda. Hellotxt ile tüm bu status alanlarını tek bir noktadan güncelleme şansı kazanıyoruz ve ayrıca yine tek bir noktadan bir çoğunu da takip edebiliyoruz. Firefox eklentisi [3] ve mobil sürümü [4] ile de hareket özgürlüğü kazanıyoruz. Süreç içinde hemen hemen tüm internet kullanıcılarının bu tip bir servis kullanmak durumunda kalacağı aşikar. hellotxt.com bu iş için biçilmiş kaftan. [1] http://www.buongiorno.com/ [2] http://www.hellotxt.com [3] https://addons.mozilla.org/en-US/firefox/addon/8297 [4] http://m.hellotxt.com

Hayatınız bir film şeridi misali

Twitter benzeri servisleri incelemeye devam ediyoruz. blippr'dan sonra sıra plurk.com [1]' da. Plurk, twittera göre güzel yenilikler sunan ilginç bir mikro bloglama servisi. Yine 140 karakter üzerinden, ne yaptığınızı, duygularınızı, resimler ve videoları paylaşabiliyor, arkadaşlarınız ile bu girişler üzerinden tartışabiliyorsunuz. Tüm girişleriniz (plurk'leriniz) bir zaman çizelgesi üzerinde görüntüleniyor ve bu çizelgeyi ileri geri hareket ettirerek farklı bir deneyim yaşayabiliyorsunuz.  Henüz türkçe çevirisi yapılmamış (511 mesaj çevrilmeli) fakat yakın bir zamanda keşfedilmesi ile birlikte bu eksiğin de kapatılacağına eminim. Paylaşımı körüklemek için geliştirdikleri Karma sistemi, siz giriş yaptıkça artan bir puan mekanizması aslında. Bu ilk başta güzel görünse bile, sırf karmasını yükseltmek için değersiz ve/veya spam girişler yapan statü meraklılarının rahatlıkla suistimal edebiecekleri de bir sistem bu. Plurk'e flickr'dan veya youtube'dan video eklemek te çok kolay. Linki eklediğinizde, plurkünüz üzerine tıklanınca bu medya içeriklerini gösteriyor veya oynatıyor. (tabi youtube kapalıyken türk kullanıcısı için video özelliği şimdilik birşey ifade etmeyecektir) Twitterdan sıkılanlar için farklı bir deneyim diyebiliriz kısaca plurk.com için. Daha açılalı 2-3 ay bile olmadığını düşünürsek, yaygınlaşması için zaman tanımak gerektiği ortaya çıkar. [1] http://www.plurk.com

bip sesinden sonra mesajınızı bırakın - blippr.com

Twitter' ın mikro bloglama kavramını hayatımıza sokması ve büyük ilgi çekmesi ile birlikte,  benzer servislerde de patlama yaşanıyor. Sayısı belirsiz clone projelerin yanında, farklı niş noktalarına odaklanmaya çalışan mikro bloglama servisleri de hayatımızda kendilerine yer açmaya çalışıyorlar. Blippr.com da bunlardan biri. Blippr, twitter' dan farklı olarak, kitap, film ve oyunlar üzerinden akan bir mikro bloglama servisi. Okuduğunuz kitapları, izlediğiniz filmleri, oynadığınız oyunları ekleyebiliyor, arkadaşlarınızın eklediklerini görebiliyorsunuz. Ayrıca sistem size, yaptığınız blipleri baz alarak, öneriler de yapıyor. Farklı bir sosyalleşme aracı daha kazanıyoruz kısaca.  Türk kullanıcıların benimsemesinin önündeki en büyük engel, sistem mimarisinin ingilizce üzerinden olması. Bu tabi Türkiye'de benzer bir servis için de fırsat yaratıyor. Blippr'ı özellikle twitter severlerin kolay benimseyebileceğini tahmin ediyorum. Facebook, Twitter ve Friendfeed hesaplarınızla da bağlantı kurması viral yayılmasını sağlayabilir. Bu bağlantılar ile blippr'a yazdığınız bir blip, otomatik olarak bu servislerdeki hesaplarınızda da yayınlanıyor.

Wridea ile fikirlerinizi organize edin

Bir Türk firması olan Octech [1] tarafından hazırlanan wridea.com [2] kısaca fikirlerinizi yönetebileceğiniz ve arkadaşlarınızla paylaşarak beyin fırtınası yapabileceğiniz bir web 2.0 servisi. Kolay kullanımlı ve bedava bir hizmet. Bazı eksiklikleri olmakla birlikte, ihtiyacınızı fazlasıyla karşılayacağına emin olabilirsiniz. Sınırsız sayıda kategori ve fikir panosu tanımlamak, fikirlere daha detaylı açıklama yazmak mümkün. Tools menüsü altında henüz bir araç var ama ilerde bunların artacağını tahmin ediyorum. Idea Rain yani fikir yağmuru isimli bu araç ile,  oluşturduğunuz fikirler ekrandan rastlantısal olarak akmaya başlıyor. Böylece yeni fikirler üretmek için de ilginç bir atmoster oluşuyor. Wridea'yı takip etmeye devam edeceğim. Özellikle bir network oluşturup, beyin fırtınası yapmak noktasında çok ta faydalı olacağına inanıyorum. Tamamen web tabanlı ve bedava olması rakiplerine göre önemli bir avantaj. Gözüme çarpan en önemli eksiklik Türkçe bir versiyona sahip olmaması. Türk internet kullanıcılarının bu türk girişimlerini sahiplenmeleri için, türkçe sürümlerin atlanmaması gerektiğine inanıyorum. Wridea'ya başarılar diliyorum. [1] http://www.octeth.com/ [2] http://www.wridea.com

webdeki masaüstünüz: G.ho.st

G.ho.st bir webos uygulaması. Yani web tabanlı işletim sistemi. Özellikle hareket halindeki kullanıcılar düşünülerek hazırlanmış. Tarayıcısı olan herhangi bir bilgisayardan dökümanlarınıza, mp3 şarkılarınıza, resimlerinize ulaşmak, eposta alıp eposta atmak, rss beslemelerinizi takip etmek, word ve excel dökümanlarınızı düzenlemek istiyorsanız, flash tabanlı bu web 2.0 uygulamasını denemeniz lazım. Tam ekran Flash malesef böyle hareketli uygulamalar için pek uygun bir seçim değil. Alıştığınız işletim sistemi hızını bulamazsınız yani. Yine de web üstünde de bir masaüstüne sahip olmak yeri geldiğinde hayat kurtarabilir. G.ho.st' un 5 GB sanal diski, amazon tarafından servis ediliyor ve bu da kullanıcıya güven veriyor.  Ghost ve hızlı bir internet bağlantısı sayesinde (VDSL?) aslında USB belleklere veda etmek olası. Beklentileriniz fazla olmasın ve g.ho.st'a bakarak 2010-2020 yılındaki webosları hayal etmeye çalışın. Siz de benim gibi heyecanlanacaksınız... http://g.ho.st [1] [1] http://g.ho.st

swiss made horozla uyanın

kukuklok.com [1] son derece basit bir flash tabanlı alarm servisi. alarmı bir kere kurduktan sonra, internet bağlantınız kesilse bile, tarayıcınız açık kaldığı sürece çalışan bir alarm bu. güzel bir görsel tasarım ile basit ama önemli bir ihtiyaca odaklanmışlar ortaya da güzel bir servis çıkmış. Ben her sabah uyandırma görevini kukuklok'a devrettim. Etkili olduğuna emin olabilirsiniz (tabi bilgisayarınızın sesini açarsanız) [1] http://kukuklok.com/